⏱️ Çalışma süresi • gerçek verim • sürdürülebilir tempo

KPSS’ye Günde Kaç Saat Çalışılmalı?

Ben başta saat kovalamaktan yoruluyordum. Sonra şunu öğrendim: KPSS’de asıl farkı yapan şey uzun oturmak değil, doğru saatleri doğru şekilde kullanmakmış.

📅 Rehber yazısı 🕘 Verimli çalışma 📚 Öğrenci deneyimi

Saat sayısı tek başına bir şey çözmüyor, asıl mesele o saatlerin seni gerçekten ileri taşıyıp taşımadığı

Bu yazıyı klasik “günde şu kadar saat çalış” mantığıyla yazmıyorum. Benim gerçekten işime yarayan şeyi anlatıyorum: ne zaman artırmak lazım, ne zaman azaltmak lazım ve neden bazen daha az çalışmak daha çok net getiriyor.

Ben KPSS’ye ilk başladığımda sürekli şu cümleyi duyuyordum: “Ne kadar çok çalışırsan o kadar iyi.” Dışarıdan mantıklı geliyor ama işin içine girince bunun eksik bir cümle olduğunu anladım. Çünkü insan bazen 7 saat masa başında kalıyor ama günün sonunda aklında kalan şey 2 saatlik oluyor. Ben de bir dönem tam bunu yaşadım. Saatlerce oturuyordum, vicdanımı rahatlatıyordum ama konu birikmiyordu, tekrarlar oturmuyordu, denemelerde de bunun karşılığını tam göremiyordum.

Sonra kendime şunu sordum: Ben gerçekten mi çalışıyorum, yoksa sadece çalışıyor gibi mi görünmeye çalışıyorum? Bu soru biraz sert ama çok işe yarıyor. Çünkü bazen öğrencinin en büyük sorunu tembellik değil, yanlış çalışma biçimi oluyor. Ben de bunu fark edince “kaç saat çalışmalıyım” sorusunu başka türlü sormaya başladım. “Bugün kaç saat oturmalıyım?” değil, “Bugün beynim kaç saat kaliteli iş çıkarabilir?” demeye başladım.

Şunu net söyleyeyim: KPSS için herkesin tek bir saat sayısı yok. Ama bence gerçekçi aralıklar var. Eğer yeni başlıyorsan 3 ila 4 saat gayet yeterli. Hatta çoğu kişi burada hata yapıyor. Bir anda 8 saatlik plan yapıyor, iki gün dayanıyor, üçüncü gün tükeniyor. Ben bunu denedim ve sürdüremedim. Sonra daha mantıklı bir sisteme geçtim. İlk günlerde 3 saatlik sağlam bir çalışma düzeni kurdum. Süre az gibi görünüyordu ama düzen oturmaya başlayınca o 3 saat çöpe gitmiyordu. Sonra doğal şekilde 4’e, 5’e çıktı.

Orta seviyedeki biri için bence en ideal aralık 4 ila 6 saat. Çünkü burada hem konu ilerletmek hem soru çözmek hem de tekrar yapmak mümkün oluyor. Ama o saati tek blok halinde düşünme. Benim en çok verim aldığım şey, günü 2 ya da 3 parçaya bölmek oldu. Mesela sabah 2 saat konu, öğleden sonra 1.5 saat soru, akşam da 1 saat tekrar gibi. Bu sistem bana şunu öğretti: Beyin aynı işi uzun süre aynı tempoda yapınca köreliyor. Bölünmüş çalışma, hem sıkılmayı azaltıyor hem bilgiyi daha taze tutuyor.

“Ben en hızlı ilerlemeyi, en uzun çalıştığım günlerde değil; en temiz çalıştığım günlerde gördüm.”

Bir de internette çok az konuşulan ama bence aşırı önemli bir şey var: Her ders aynı zihinsel enerjiyi istemiyor. Ben bunu geç fark ettim. Mesela tarih çalışırken ezber yüküm arttığında zihnim daha çabuk doluyordu. Ama paragraf ya da soru analizi yaptığım zaman daha farklı bir dikkat gerekiyordu. O yüzden artık dersleri saat hesabına değil, enerji hesabına göre yerleştiriyorum. En zorlayan dersi, en uyanık olduğum saatlere koyuyorum. Kolay ya da daha akışkan giden işi ise günün sonuna bırakıyorum. Böyle yapınca hem daha az yoruldum hem de ezberim daha hızlı oturmaya başladı.

Benim işe yarayan bir başka taktik de “çıkış sorusu bırakmak” oldu. Bu biraz farklı bir yöntem. Çalışma bloğunun sonunda kendime küçük bir açık uçlu soru bırakıyorum. Mesela “Bu konu yarın benden ne isteyecek?” ya da “Bugün öğrendiğim şeyin en karıştırılacak noktası ne?” Sonra masadan kalkıyorum. Beyin ilginç şekilde masadan kalktıktan sonra da bunu işlemeye devam ediyor. Ertesi gün döndüğümde konu daha tanıdık geliyor. Bu yöntem internette çok dönmüyor ama bende ciddi işe yaradı. Özellikle vatandaşlık ve tarih tekrarlarında hatırlamayı hızlandırdı.

Peki ileri seviyedeysen günde 6 saat ve üstü gerekir mi? Gerektiği dönemler olabilir ama burada çok dikkatli olmak lazım. Benim düşünceme göre 6 saat kaliteli çalışabilen biri zaten güçlü bir seviyededir. Ama 7-8 saate çıkmak her zaman daha iyi sonuç vermiyor. Çünkü bir noktadan sonra beyin sadece doluyor, işlememeye başlıyor. O yüzden yüksek saatler geçici dönemlerde mantıklı. Mesela sınav yaklaşmıştır, eksik kapanıyordur, deneme analizi yoğunlaşmıştır. Ama bunu her gün standart hâline getirmek çoğu kişide yorgunluk ve soğuma yapar.

Şunu da çok samimi söyleyeyim: Ben bazen 2.5 saat çalıştığım bir günde kendimden çok memnun kaldım, bazen 6 saat çalıştığım hâlde içim rahat etmedi. Çünkü o gün ne yaptığın, kaç saat yaptığından daha belirleyici. Mesela 2 saat içinde yanlış defteri düzenlediysem, tekrar yaptıysam ve bir konunun mantığını oturttuysam o gün verimli geçmiş oluyor. Ama 6 saat boyunca sürekli video değiştirip not karıştırdıysam, kendimi yormuş oluyorum sadece. O yüzden çalışma süresiyle birlikte hep şu soruyu da sor: Bugün bende ne kaldı?

Hızlı ezber için bende işe yarayan en iyi sistemlerden biri, aynı konuyu aynı gün içinde farklı biçimde görmek oldu. Mesela önce kısa konu anlatımı, sonra 10-15 soru, akşam da o konudan mini tekrar. Beyin aynı bilgiyi üç farklı kapıdan görünce daha hızlı tutuyor. Eskiden bir konuyu sadece okuyup geçiyordum. O zaman aklımda kaldığını sanıyordum ama aslında geçici bir tanışıklık oluyormuş. Şimdi aynı konuyu gün içine yaydığımda daha hızlı oturduğunu net hissediyorum.

Bir diğer önemli nokta da boş mola ile gerçek mola arasındaki fark. Ben önceden mola veriyorum sanıyordum ama molada telefona girip beynimi daha da yoruyormuşum. Şimdi kısa molalarda ayağa kalkıyorum, su içiyorum, biraz yürüyorum, mümkünse ekrana bakmıyorum. Bunu yapınca ikinci blok daha güçlü geçiyor. Çok basit gibi ama toplam verimi ciddi etkiliyor. Bazen öğrenciler çalışmayı değil, molayı yanlış yönetiyor.

Kısacası bana sorarsan KPSS’ye günde kaç saat çalışılmalı sorusunun cevabı şöyle: Başlangıçta 3-4 saat, düzen oturunca 4-6 saat ve gerçekten gerektiğinde kısa dönemli olarak daha fazlası. Ama bunların hepsi tek bir şarta bağlı: sürdürülebilir olacak. Senin yarın da oturabileceğin bir düzen olmalı. Bir gün kendini parçalayarak çalışıp ertesi gün hiçbir şey yapamıyorsan, o sistem güzel görünse de doğru sistem değildir.

Ben en sonunda şunu öğrendim: KPSS maratonunda amaç bir günde kahraman olmak değil, her gün biraz daha sağlam kalmak. O yüzden saatini başkasına göre değil, kendi dikkat kapasiten, tekrar gücün ve zihinsel dayanıklılığına göre kur. Ama bahane üretme kısmına da kaçma. Yoruluyorsan azalt, dağılıyorsan böl, unutuyorsan tekrar ekle. Yani süreyi değil sistemi düzelt. Çünkü doğru sistem kurulduğunda saat zaten kendiliğinden verimli hâle geliyor.

Eğer bugün nereden başlayacağını bilmiyorsan sana en net önerim şu: Bir hafta boyunca kendini dene. Her gün aynı yüksek hedefi koyma. 3 saatlik düzgün bir plan yap, hangi saatlerde daha iyi odaklandığını yaz, hangi derste ne kadar sürede dağıldığını gözlemle. Bir haftanın sonunda senin ideal çalışma süren ortaya çıkmaya başlar. Ben de böyle yaptım. Kendi ritmimi böyle buldum. Ve açık söyleyeyim, ritmini bulan öğrenci çoğu zaman motivasyondan daha güçlü bir şey kazanıyor: güven.